Contact Us

Use the form on the right to contact us.

You can edit the text in this area, and change where the contact form on the right submits to, by entering edit mode using the modes on the bottom right. 

           

123 Street Avenue, City Town, 99999

(123) 555-6789

email@address.com

 

You can set your address, phone number, email and site description in the settings tab.
Link to read me page with more information.

Xvı. Yüzyılın İkinci Yarısında İznik Çini Desenlerinde Renklendirme

Yrd. Doç. Dr. SİTARE TURAN BAKIR
(M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fak. Çini Anasanat Dalı Öğr. Üyesi) 

Çini, XVI.yy.  Calouste Gülbenkyan Müzesi (C.G.M.): 1623, 15.7x24.2 cm

Çini, XVI.yy. 
Calouste Gülbenkyan Müzesi
(C.G.M.): 1623, 15.7x24.2 cm

İznik çinilerinin evrensel bir üne sahip olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Günümüz teknolojisinde, bir başka deyişle hammadde, sır, boya ve pişirim aşamalarında Osmanlı döneminde erişilen kalitede üretim yapılamaması, İznik çinilerinin önemini bize tekrar tekrar vurgulamaktadır. Ancak son yıllarda, bilimsel kurum ve bazı atelyelerin gösterdiği gayret ve çabalar da göz ardı edilemez. 

Yine hepimizin bildiği gibi, bu dönemde üretilen çini ve seramiklerin kompozisyon şemaları, bu şemalarda yer alan motif ve usluplar da, çinilerin teknolojisi kadar üzerinde önemle durulması gereken diğer bir husustur.

Tüm bunların bilincinde 1994 yılında tamamladığım doktora tezimde, XVI. yüzyılın ikinci yarısında İznik'te üretilen çinilerin ülkemizdeki örneklerini ve zengin örnekler içeren bugüne kadar yayınlanmamış parçaların da bulunduğu Portekiz Lizbon'daki Gülbenkyan Müzesi koleksiyonunu, kompozisyon şemaları, motif ve usluplarıyla detaylı olarak inceleme olanağı buldum. Yapılan analitik çalışmalarda belli başlı bazı tasarım ilkelerine varmak söz konusu olmuştur. 

Bu yazımda: sözü geçen çalışmanın bir alt başlığı olan ve İznik çinilerinin oluşumunda estetik açıdan vurgulanmasında yarar gördüğüm, çini desenlerinin renklendirme programına değinmek istiyorum. 

XVI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlediğimiz, yanlışlıkla "Rodos İşi" de denilen, çok renkli kırmızılı sıraltı tekniği olarak adlandırılan bu çinilerin örneklerini incelediğimizde, desenlerin renklendirilmesinde belli boyama tekniklerinin olduğunu ve bazı kurallara bağlı kalındığını görüyoruz. Aynı dönemde standartlaşan bu özellikleri aşağıda vermeye çalışacağım.

Ulama Çini Pano XVI.yy.  C.G.M :. 1674 24.5x25 cm

Ulama Çini Pano
XVI.yy. 
C.G.M :. 1674 24.5x25 cm

KULLANILAN RENKLER 
XVI. yüzyılın ikinci yarısında çini desenlerinde şeffaf renksiz sırın altına, ana renk olarak siyah, kobalt mavisi, firuze, yeşil, rölyef şeklinde kırmızı rengin ve nadir olarak da kahverenginin kullanıldığı bilinir. Boyama sırasında motiflerde bırakılan boşluklar, beyaz alanları oluşturur. Bu sınırlı gibi gözüken renk paleti, olanakların ustaca değerlendirilmesiyle desenlerde çok renkli ve hareketli bir cennet bahçesinin doğmasına imkân vermiştir. 

Siyah 
Renkleri tek tek ele aldığımızda siyah rengin genellikle kontur rengi olarak tercih edildiğini görüyoruz. Ancak nadir bir örnek olan XVI. yüzyılın ortalarına tarihlenen Hürrem Sultan Türbesi çinilerinde siyah renk, desenlerde de kullanılmıştır. Siyahla konturlanmış çinilerin çoğunda yeşilimsi-siyah bir ton hâkimdir. Bu konturlar oldukça ince sürülmüştür. Zaman zaman daha kalın örneklerine de rastlamak mümkündür. 

Kobalt Mavisi 
Kobalt mavisinin genellikle açık ve koyu olmak üzere iki ton halinde sürüldüğünü görürüz. Koyu kobalt mavilerin zemin boyamalarında, açık kobalt mavilerin de motiflerde tercih edildiğini tespit etmekteyiz. İki tonun bir arada yer aldığı desenlerden başka, bir desende sadece koyu ve sadece açık kobalt mavisinin uygulandığı örnekler de bulunmaktadır.

Genellikle hatayi uslubu motiflerden hatayi çiçeği, gonca ve rozet adı da verilen pençlerin, çoğunlukla dış kısma rastlayan taç yaprakları gibi bölümleri, açık kobalt mavisiyle boyanmaktadır. Hatayi uslubunda motiflerin dallarında da kobalt mavisi rengi tercih edilmiştir. Kobalt mavisinin alan doldurma ve motif boyama işlevinin yanında konturlamada ve motiflerin süslemelerinde de kullanıldığı olmuştur. Hemen hemen çoğu desende açık kobalt mavisi boyalı hatayi uslubu motiflerin siyah konturdan başka bir de içten kalınca bir koyu kobalt mavisiyle tekrar konturlanarak gölgelendirildiğini görmekteyiz. Daha sonra bu motifler yine standartlaşmış bir şekilde, serbest fırça darbeleriyle tarama ve noktalamalar ile süslenmektedir. 
 

Çini Pano, XVI.yy.  C.G.M. 1616, 42,5x23,5cm 

Çini Pano, XVI.yy. 
C.G.M. 1616, 42,5x23,5cm 

Siyahın dışında kobalt mavisiyle tekrarlanan kontur örnekleri: yalnızca hatayi uslubunda değil, rumi ve naturalist uslup çiçeklerinde de karşımıza çıkmaktadır. Az da olsa siyah kontur kullanmadan, sadece kobalt mavisiyle konturlanan örnekler de bulunmaktadır.

Firuze 
Firuze renk kobalt mavisinden sonra en çok kullanılan, çini desenlerinin vazgeçilmez rengidir. Daha çok zemin boyamalarında uygulanmıştır. Hatayi, rumi, bulut ve naturalist uslup motiflerinde de kullanılmıştır. Ancak motiflerde kullanımı kobalt mavisi kadar yoğun değildir. 

Yeşil 
Yeşil renk hâkimiyetini yapraklarda gösterir. Bunun dışındaki motiflerde daha çok küçük alanlarda karşımıza çıkmaktadır. Bunlar, goncaların ve hatayilerin çanak yaprakları, ramilerin yuvarlak kıvrımlı süsleri, bulut motiflerinin iç süsleri gibi alanlardır. Yeşilin zemin rengi olarak kullanıldığı örnekler, kobalt mavisi ve firuze rengine göre daha azdır. 
 

Ulama Çini, XVI.yy.  C.G.M. 1652, 33x23.5 cm 

Ulama Çini, XVI.yy. 
C.G.M. 1652, 33x23.5 cm 

Kırmızı 
Bilindiği gibi, seramik sanatında teknik açıdan kırmızı rengin elde edilmesi oldukça zordur. Bu renk sözü geçen XVI. yüzyılda en başarılı şekilde üretilmiş ve rölyef şeklinde, kabarık olarak çinilere uygulanmıştır. Bundan dolayıdır ki kırmızı renk, İznik çinilerinin evrensel anlamda bir simgesi halini almıştır. 

Diğer renklerle birlikte sürüldüğünde çok çabuk ön plana çıkan kırmızı, kullanılırken de dikkat ve özen gösterilmesi gereken bir renktir. Örneğin, kırmızı, zıt rengi olan yeşil ile bir araya geldiğinde gözümüzü alır. Çinilerde bu durumu engellemek için, kırmızı renkle diğer renk arasında ince bir boşluk bırakılmıştır. Böylece kompozisyonun tümünün yanında, tek tek önem taşıyan motiflerin, birbirine karışmasını önleyerek algılama kolaylaştırılmıştır. 

Bu tarz boyama atelye dilinde, "havalı boyama" olarak da adlandırılmaktadır. Hatayi çiçeklerinin tohum keselerinin boyanmasında, penç motiflerinde iç katmerlerde, sırtlı yaprakların sırtlarında, sırtlı taç yaprakların sırtlarında, rumilerin detaylarında, bulut ve bulut süslerinde, kırmızı rengin zevkle kullanıldığını görmekteyiz. Naturalist motiflerden, karanfil, lale, zerrin, zambak, gül ve bahar çiçekleri yine kırmızı renkle şenlenen motifler olmuşlardır. Bu rengin zeminde kullanıldığı örnekler de bulunmaktadır.

Çini, XVI.yy. C.G.M. 1690, 24.5x22.5 cm

Çini, XVI.yy. C.G.M. 1690, 24.5x22.5 cm

Kahverengi 
İznik çinilerinin renk paletinde karşımıza çıkan diğer bir renk de kahverengidir. Ancak bu rengin kullanım alanı diğer renklerle karşılaştırıldığında oldukça kısıtlıdır. Özellikle bahar ağaçlarının gövdesi ve dallarında uygulanmıştır. 

ÇİNİ DESENLERİNDE RENKLENDİRME PROGRAMI 
Mimari eserlerde çini ile bezeli alanlara bakıldığında, çini desenlerinin rastgele çizilmediği, bu şemaların mimari unsurlara bağlı olarak tasarlandığı açıkça farkedilir. Simetrik, serbest, sürekli tekrarlanabilen ulama şemaların mekânlarda dengeli dağılımıyla hareketlenen alanlar, desen içinde de motiflerin irili ufaklı kullanımıyla zenginleşmiştir. 

XVI. yüzyıl yapılarında birbirine yakın yerleştirilen bu kadar çok kompozisyon şemasının, mimari unsurları ezmeden birarada kullanılabilmesi, estetik açıdan oldukça önemli bir beceriyi gerektirmiştir. 

Bu yerleşimde motif ve şemalar dışında renklerin de kullanımı, kuşkusuz ayrı bir önem kazanır. İstenen formları ön plana çıkarmada, ya da yerine göre görsel etkiyi hafifletmede renkler önemli görevler üstlenirler. 

Atelye çalışmalarından edindiğimiz tecrübelerden de yola çıkarak yaptığım incelemeler, renklendirmenin belli bir düzen içinde yapıldığını kanıtlamaktadır.

MOTİFLERİN BOYANMASI 
Zemin boyanacak alanlar ve zemin renkleri tespit edildikten sonra zemini beyaz kalacak alanlardaki motiflerin boyanmasında da tercih edilen renk ve standartlaşmış bazı uygulamalardan söz etmek mümkündür. 

Beyaz alan üzerinde yer alan herhangi bir motifin boyanmasında, motifin tümüyle algılanabilmesi için dış sınırlarının kesinlikle boyalı olmasına dikkat edilmektedir.

Çini Pano, XVI.yy. Üsküdar Valide Atik Cammi

Çini Pano, XVI.yy.
Üsküdar Valide Atik Cammi

atayi uslubu motiflerde, bir pencin katmerlerinde, hatayi çiçeğinin taç yaprakları, tohum kesesi ve süslemelerinde mümkün olduğu ölçüde farklı renk kullanarak hareketlilik ve motiflerde görsel açıdan çeşitlilik sağlanmaktadır. 

Yine geniş alandan dar alana doğru, bir başka deyişle dıştan içe doğru renklerine karar verildiğini varsayabileceğimiz motiflerin de içlerinde bazı bölümlerinin beyaz bırakıldığı izlenmektedir. Böylece oldukça detaylı çizilen alanlar kolaylıkla algılanabilmekte beyaz boşluklar estetik bir ferahlık oluşturmaktadır. 

Çini desenlerinde renklerin motifi boğmasını önlemek amacıyla yapılan, boşluk bırakma işleminden tamamen farklı, bir başka uygulamayla daha karşılaşmaktayız. Bu işleme tezhip sanatında "çift tahrir" denmektedir. Motiflerin planları birbirine birleştirilmeden çizildiğinde arada beyaz bir kontur varmış izlenimini veren bu tarzda boyanmış, bir başka deyişle motiflerin negatiflerini kullanarak desenleme yapılmış bu örnekler, çini kaplamalarda da sevilerek uygulanmıştır. Çini örneklerde bu tür boyama tarzını daha çok, koyu kobalt mavisinin hâkim olduğu motiflerde görmekteyiz.

Zemini boyalı alanlarda ise motifler, beyaz zeminli örneklerden farklı bir yolla renklendirilir. Zemini koyu olan desende motifin algılanabilmesi için, motiflerin dışa yakın bölemlerinde daha çok beyaz alan bırakılmıştır. İçe doğru ise, beyaz boşluk dengeleri de düşünülerek renkler yerleştirilir. Zeminde kullanılan renk, motiflerde ancak çok küçük alanlarda kullanılır. Aksi takdirde motifler delinmiş gibi görünür ve bütünlüklerini kaybederler. 

XVI. yüzyıl, Klasik Osmanlı döneminin ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan mükemmelliğe ulaştığı süreç olarak bilinir. Tüm sanatsal faaliyetlerin sarayda kurulan nakkaşhanenin sorumluluğunda, büyük bir organizasyon ve titizlikle gerçekleştiği bilinmektedir. 

Yaptığımız araştırma ve incelemeler de, çinilerin renklendirilmesinde belli prensiplerin olduğunu ve bunların bir disiplin ve estetik anlayış içerisinde, çinili eserlere en güzel şekilde uygulandığını kanıtlamaktadır.

KAYNAKÇA 

  • Altun, Ara. "İznik", Türk Çini ve Seramikleri, İstanbul, Sadberk Hanım Müzesi, 1991, s:8-49.
  • Aslanapa, O.-Yetkin, Ş.-Altun, A., İznik Çini Fırınları Kazısı, 1981-1988, II. Dönem, İstanbul, İstanbul Araştırma Merkezi, 1989.
  • Aslanapa, Oktay, Turkish Art and Architecture, London, Faber&Faber Limited, 1971.
  • Atasoy, N. -Raby.J., İznik, Londra/Singapur, Alexandria Press, 1989.
  • Bakır, Sitare, İznik Çinileri ve Gülbenkyan Müzesi Koleksiyonu, Cilt I-II, Doktora Tezi, İ. Ü., Edebiyat Fakültesi, İstanbul, 1993.
  • Birol, İ. -Derman, Ç., Türk Tezyini Sanatlarında Motifler, İstanbul, Kubbealtı Neşriyatı, 1991.
  • Calouste Gulbenkian Foundation, Calouste Gulbenkian Museum, Catalog, Lisbon, 1989.
  • Demiriz, Yıldız, Osmanlı Kitap Sanatında Naturalist Uslupta Çiçekler, İstanbul, İ.Ü., Edebiyat Fakültesi Yayını, 1986.
  • Demiriz, Yıldız, Osmanlı Mimarisinde Süsleme, Erken Devir, İstanbul, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1987.
  • Öney, Gönül, İslam Mimarisinde Çini, Ada Yayınları, 1987.