Antikalar.com - Antik Müzayede, Antika Müzayede, Muzayede, Antika, Antik Muzayede, Anik Muzayede Antik Müzayede, Antika Müzayede, Muzayede, Antika, Antik Muzayede, Anik Muzayede,antika,antikacilar,muzayede

25 Kasim 2014

Iletisim

E-mail

Ana SayfaAntik A.S. Müzayedeleri ve KataloglariEtkinliklerAntik A.S. Seminer ProgramiEkspertiz HizmetlerimizSanat Kültür ve Dekorasyon YayinlariMüzeler, Restoratörler, Galeriler ve AntikacilarLinklerantikalar.com Hakkinda

Ayın Sanatçısı :
ATATÜRK'ÜN PORTRELERİ

ATATÜRK'ÜN MAREŞAL ÜNİFORMALI PORTRESİ YURTDIŞINDA BULUNUYOR.

TAHA TOROS


Avusturyalı Vilhelm Victor Krausz'un yaptığı Mustafa Kemal'in ilk portresi (Yıl 1916, Anafartalar).

Cumhuriyet'in 75. Yılı etkinlikleri içerisinde Atatürk'e ait çok sayıda fotoğraflar sergileniyor. Bunlar gözlerimizi, ruhlarımızı doyuran anıları simgeleyen belgelerdir.

Milletimizin yeniden doğuşunun babası olarak tarihe mal edilen Mustafa Kemal, dünyada nadir yetişen kumandan ve devlet adamlarından biriydi.

Cumhuriyetimizin kurucu başkanı olan Atatürk'ü 75. yılda minnet ve takdir duygularıyla anan milletimiz, böyle bir lideri fotoğraflarıyla yaşatmakla gurur duymaktadır. Göğüs kabartan eserleriyle, çağdaşlık yolundaki adımlarıyla Atatürk, kahramanlık ve uygarlık dünyasının zirvesindeki adamdır.

Geçmişte dünya devletlerinin başkanları arasında Atatürk gibi çok yönlü, sanat tutkusu köklü olanına az rastlanır. Müzisyen, şair, ressam, hatta aktör olarak büyük devlet adamları gelip geçmiştir, amma Atatürk kadar musiki, sanat, resim ve mimari gibi değişik sanat branşlarında böylesine derin bilgiler ve zevklerle donanmış olanları nadirdir.

Özellikle Atatürk'ün fotoğraf ve resim sanatına yönelik sevgisi ve eğilimi bilinmektedir. Atatürk'ün fizik kişiliği fotoğraf makinelerinin objektiflerinde parlarken ressamların da fırçalarına renkli bir konu olmuştur. Onun ilginç fotoğrafları, özellikle bugünlerde sevgi ile seyredilmekte ve milletimizin gönlünü doldurmaktadır.

Çok sayıda olmasa da Atatürk'ün ilginç portreleri de vardır. Bunların bazıları yüzüne bakılarak, çoğunluğu fotoğraflarından esinlenerek hayali olarak yapılmıştır, ama hepside başarılı sanat eseri niteliğini taşımaktadır.

Bildiğimiz kadarıyla Mustafa Kemal'in ilk portresi Anafartalar Savaşı sırasında Avusturyalı ressam Vilhelm Victor Krausz tarafından yapılmıştır. Masmavi gözleri, açık yeşil serpuşu ile o günlerin Mustafa Kemal'i ilerisi için kafasında bazı düşünceler planlayan bir kahraman tipinde yansıtılmıştır. Bu başarılı bir portredir. Bu başarılı bir portredir. Ressamı yukarıda da belirttiğimiz gibi Avusturyalı Vilhelm Victor Krausz1'dur. Bu ressam 1916 yılında görevle Çanakkale'de bulundu. Bilindiği üzere I. Cihan Harbi'nde Almanlar, Avusturyalılar, Bulgarlar Türkiye'nin müttefiki olarak birlikte savaştılar. O sıralarda Çanakkale cephesinde iki ressam bulunuyordu. Bunlardan biri ünlü Türk ressamı Hayri Çizel, diğeri Avusturyalı Krausz'dı. Her ikisi de müttefik askerler arasında savaş resimleri yaptılar.

Mustafa Kemal o günlerde henüz general değildi, ama bilgisi ve harp kabiliyetinin üstünlüğü ile tanınmıştı. Geleceği güneş gibi parlak bir kumandandı. Merhum büyükelçi, Atatürk'ün genel sekreterliğini yapan, milletvekilliğinde bulunan, hemen her gün Atatürk'ün yanında yer alan Ruşen Eşref Ünaydın'dan öğrenildiğine göre bu Avusturyalı ressam Atatürk'ün fizik görünümünü çok ilginç bulmuş, kendisinden izin alarak cephede kullandığı körüklü makinesiyle fotoğrafını çekmiş ve o dönemin serpuşlarından olan Enveriyesi ile portresini yapmıştır. Yıl 1916'dır.


Mihri Rasim tarafından yapılan ve yurtdışında bulunan Atatürk'ün Mareşal üniformasıyla resmi.

MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN MAREŞAL KIYAFETİYLE İLK PORTRESİ

Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk'ün portresini yapan ilk Türk ressamı Mihri Hanım'dır. Bilindiği üzere Mihri Hanım batıda eğitim gören ilk kadın ressamımızdır. Meşrutiyet döneminde kızlar için açılan İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nin tek kadın hocasıdır. Mihri Rasim'in ilk defa genişçe olarak tanıtımı tarafımızdan yapılmıştır. Türkçe-İngilizce olarak "Sanat Dünyası"nda, daha sonra yine Türkçe-İngilizce yayınlanan "İlk Kadın Ressamlarımız" adlı kitabımızda Mihri Hanım'a dair bilgiler verilmiştir.


Prof. Arthur Kampf tarafından yapılan Atatürk portresi.


Berlin Güzel Sanatlar Akademisi Müdürü Prof. Arthur Kampf.

Mihri Hanım, İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nde görevli iken Anadolu'daki milli hareketi heyecanla izlemiştir. Büyük zafer ve arkasından büyük zaferin harcıyla kurulan Cumhuriyetin ilanı ve devrimlerin başlaması Mihri Hanım'ı çok sevindirmiştir. Gençliği Paris'te geçen Mihri Hanım, sanatı gibi düşünceleri de çağdaşlık yolunda olan modern bir kadındır. İstanbul'un kalburüstü kültür adamlarıyla büyük dostluk kurmuş, çok sayıda tanınmış kişilerin portrelerini yapmıştır.

Mustafa Kemal'in zaferlerine ve devrim hareketlerine hayran olan Mihri Hanım, onun mareşal kıyafetiyle portresini yapmak ister. Teklif Mihri Hanım'dan gelir ve Çankaya'nın kapısı çalınır. Mihri Hanım'ın pano niteliğindeki bu büyük tablosu Mustafa Kemal'in mareşal üniforması ile yapılan ilk portresidir.

Atatürk bu portresini -birkaç tablo ile birlikte- Halkevlerinin açılış günlerinde Ankara Halkevi'ne göndermiş ve büyük salonun süslenmesini sağlamıştır. Ancak, bu değerli tablonun Halkevi'nden alınarak yurtdışına nasıl gönderildiğinin ilginç bir öyküsü vardır.

Atatürk "Yurtta Sulh, Dünyada Sulh" idealini gerçekleştirirken -tarihlerde barut fıçısı olarak tanımlanan- Balkanlar'a barış tohumları saçtı. "Balkan Birliği"nin kurulmasını sağladı. Bu kuruluşa en büyük ilgiyi Yugoslavya Kralı Alexandre gösterdi. Atatürk tarafından büyük devlet adamı övgüsü ile nitelendirilen Yugoslavya Kralı Alexandre büyük bir portresini imzalayarak Atatürk'e göndermişti. Atatürk, buna mukabele edeceği sırada Kral Alexandre Fransa'ya yaptığı resmi ziyaret sırasında Marsilya'da suikaste kurban gitti. Bir Makedonyalı tarafından öldürüldü. Atatürk olaydan büyük üzüntü duydu. Hatta Balkanlar'da bir karışıklığa sebebiyet verilmesi ihtimaline karşı Türkiye'de seferberlik ilanını bile düşündü. Neyse ki Balkanlar'da sükunet devam etti, birlik bozulmadı. Alexandre'ın ölmüş olması Türkiye-Yugoslavya dostluğunu etkilemedi. Yugoslavya Türkiye'nin sadık bir dostu olarak her zaman samimiyetini gösterdi. Sonraki yıllarda Başbakan İsmet İnönü'nün bu ülkeye bir dostluk ziyareti yapması planlandı. Atatürk, Kral Alexandre'ın vaktiyle kendisine göndermiş olduğu portreye karşılık vermek üzere Mihri Hanım'ın yapmış olduğu mareşal üniformalı portresini İnönü ile Belgrad'a yolladı. Halkevi Salonu'nda boş kalan bu portrenin yerine Alexandre'ın portresini koydurdu.

İnönü Belgrad'da büyük tezahüratla karşılandı. Hediye edilen Atatürk portresi Alexandre'dan boş kalan yere asıldı. Yugoslav devlet adamları bu portreyi o derece sevdiler ki İnönü'yü teşekkürlere boğdular.

Bu portrenin altında altın plakete yazılmış olan ithaf yazısı çok anlamlıydı. Atatürk'ün imzaladığı Fransızca şu cümle vardı: "A la memoire de mon auguste ami, le rois Alexandre I'unificateur en defesent I'hommage", Türkçesini şöyle ifade edebiliriz: "Yüce dostum, birleştirici kral Alexandre'ın hatırasına hürmetlerimle".

Atatürk'ün mareşal üniformalı bu tablosunun II. Dünya Savaşı sırasında telef olduğu söylentileri yaygındı. İzlemelerimden olumlu sonuç alamayınca "İlk Kadın Ressamlarımız" kitabımda bu konuda üzgün birkaç satır yazmıştım. Daha sonra izlemelerimi yenileyerek sürdürdüm. Dostluklar sayesinde bu değerli tabloya ulaşılmasını sağladım.

ARTHUR KAMPF'IN FIRÇASINDAN ATATÜRK

Tarihi eserler ressamı olarak tanınan Prof. Arthur Kampf aynı zamanda ünü ülkesinin sınırlarını aşan bir portrecidir. 1884 yılında I. Vilhelm'in ölümü üzerine tabutunun görünümünü tasvir ederek ilk şöhretini yaptı. Öte yandan, savaş sahnelerini yansıtan tablolarıyla müzeleri zenginleştirdi. Uzun süre Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'nde profesörlük ve müdürlük yaptı.

Çok sayıda sanatkâr yetiştirdi. Bunlar arasında üçü kadın olmak üzere altı Türk ressamı da bulunuyor. Ünlü ressamımız Fikret Mualla ile Hale Asaf Arthur Kampf'ın öğrencilerindendir.

Arthur Kampf Türkiye'ye ilk defa 1918 yılında geldi. Alman Sefarethanesi'nde çoğu karakalemden oluşan resimlerini sergiledi. Bunlar arasında İstanbul'da ilginç bulduğu tipleri tuvaline yansıttı.

ARTHUR KAMPF'IN TÜRKİYE'YE DAVETİ NASIL OLDU?

Hemen her devlette, başkanların ünlü ressamlar tarafından portrelerinin yapılması ve resmi dairelere asılması bir gelenektir. Atatürk'ün sofrasında bu konu zaman zaman güncellik kazanır. Atatürk bu iş için, Arthur Kampf'ın adını verir. Çünkü bu ressamın eserleri ile ilgili anıları vardır.


Prof. Arthur Kampf, Atatürk, Çankaya Köşkü, 1927.

I.Dünya Savaşı sırasında müttefikimiz Alman İmparatoru Türkiye'ye gelmiştir. Bu ziyaretin iadesi gerekir. Ne var ki, Osmanlı Padişahı Mehmet Reşad prostat hastasıdır. Sağlığı uzunca yola, Berlin'de yapılacak törenlere elverişli değildir. Bu açıdan görev müstakbel padişah Vahdettin'e verilir. Veliaht refakatine yaver olarak Mustafa Kemal Paşa'yı alır. Birlikte uzun süren bir tren yolculuğundan sonra Berlin'e varırlar. Berlin'de kaldıkları günlerde Mustafa Kemal müzeleri gezer. Askeri Müze'de Arthur Kampf'ın göz kamaştıran tarihi tablolarına hayran olur. Bu izlenimin etkisinde kalan Mustafa Kemal Kampf'a portresini yaptırmakla kalmayacak, Kurtuluş Savaşı'ndan bazı sahnelerin tuale aktarılmasını da isteyecektir.



Nazmi Ziya Güran, Atatürk, İstanbul Resim-Heykel Müzesi, 1926.



İbrahim Çallı, Atatürk, 1934

Arthur Kampf Maarif Vekâleti'nin daveti üzerine 1921 yılının Aralık ayında İstanbul'a gelir. Beraberinde Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'nden öğrencisi olan 24 yaşındaki Fikret Mualla vardır. Onu, Türkiye'deki çalışmalarında tercüman olarak kullanmayı düşünür. Ne var ki, profesör için Ankara'da daha önce bir tercüman seçilmiştir.

Arthur Kampf Çankaya'da Mustafa Kemal'in mareşal üniformasıyla biri ayakta, diğeri at üstünde boy resimleriyle Türk bayrağı önünde sivil bir portresini yaptı. Bu arada karakalemle bir baş, bir de büst hazırladı.

Portreler Viyana'ya gönderilerek çoğaltıldı, devlet dairelerine dağıtıldı. Daha sonra Çallı ile Feyhaman'ın yaptıkları portrelere kadar Arthur Kampf'un eserleri resmi dairelerin demirbaşlarını oluşturdu.

Arthur Kampf'ın gerek at üstünde, gerekse ayaktaki boy resimleri bazı sanatkârlar tarafından fizik açısından nispetsizlik nedeniyle eleştirilere uğradı. Belki bu nedenle ünlü Türk ressamlarına Atatürk'ün portreleri yaptırıldı. Bu konuda ilk defa Çallı ile Feyhaman görevlendirildiler. Atatürk bu görevi verirken Çallı ile epeyce şakalaşmıştır. Çallı'nın "Hane berduş" yaşadığını duyan Atatürk ona yatıp kalkması için Fındıklı'daki sarayın aneksinden bir oda tahsis ettirdi. Çallı ile Duran'ın pırıl pırıl portreleri devlet dairelerine dağıtıldı.

Atatürk'ün portrelerini yapmak üzere, Cumhuriyetin ilk yıllarında bir Rus ressamının da Ankara'ya geldiği eşi Latife Hanım'dan dinlenilmiştir. Ancak, gerek böyle bir portreye, gerekse bazı Rus ressamların 1933'de buğday tanelerinden yaptıkları Atatürk portresine ulaşılamamıştır.

Atatürk'ün huzuruna kabul edilen başka sanatkârlar da olabilir. Bu arada Harbiye'den arkadaşı olan ressam Ali Cemal'e de poz verdiği söylenmektedir. Ancak, bu konuda sağlam belgelere ulaşılamamıştır. Ne var ki, Atatürk'ü fotoğraflarından ve hayalen tuvale geçiren hayli ressamlarımız olmuştur. Bunların çoğu sanat değeri açısından önem taşımaktadır.

ATATÜRK'ÜN HUZURUNDA YAPILAN İKİ KARAKALEM RESMİ

Her ikisi de tanınmış sanatkârlarımızdan olan ressamlarımızın bunu nasıl gerçekleştirdiklerinin öyküsü şöyle: Bunlardan ilki Ratip Tahir Burak'tır. Karikatürcülük yanı ağır basan Ratip Tahir, yağlı-boya janrında da başarılı bir ressamdır. Bir zamanlar bulunduğu yerden sökülerek ambarlara kaldırılan İktisat Vekâleti'nin girişindeki "Ergenekon I" ile "Ergenekon II" adlı tabloların ressamı Ratip Tahir'dir. Yıllarca Ankara'da sanatını sürdüren Ratip Tahir, Cumhuriyetin 2. yıldönümü gecesindeki baloda, büyük bir karton üzerine Atatürk'ün görünümünü yapmış ve bunu o zevkli gecede kendisine sunmuştur. Çok neşelenen Atatürk bu resmini etrafını saran yabancı elçilere göstererek görüşlerini sormuştur. Herkesin beğenisini kazanan bu resim, o gecenin hatırası olmak üzere balodakiler tarafından imzalanmıştır. Tarih 29/30 Ekim 1925'tir. Güzel bir anıyı içeren bu büyük boy karton üzerine yapılan desen usta bir fotoğraf sanatçısı olan eski İçişleri Bakanı Cemil Uybadın tarafından çoğaltılmış ve o gecenin konuklarına daha sonra dağıtılmıştır.

Atatürk'ün karakalem bir resmi de onu, balolarda ziyafet sofralarında izleyen Saip Tuna tarafından yapılmıştır. Ankara'nın uzun süre tek portrecisi olarak tanınan Saip bu deseni ünlü Karpiç Lokantası'nda oluşturmuştur. Bilindiği üzere Karpiç Lokantası, Ankara'nın siyaset ve kültür adamlarının uğrak ve sohbet yeridir. Zaman zaman Atatürk de çevresindekilerle Karpiç Lokantası'na gelerek yemek yemektedir. Saip bu deseni böyle bir yemek sırasında gerçekleştirmiştir. Elindeki desenle Atatürk'ün masasına giderek, bunu sunmuş, Atatürk de onu karşısına oturtarak iltifat etmiştir. Bu iltifattan cesaret alan Saip Tuna yaptığı bu deseni Atatürk'e imzalatmıştır. Bu resim Ulus Matbaası'nda, o zamanın tekniği ile 40 adet olarak basılmış bulunuyor. Bunlardan biri rahmetli ressamımızın bir armağanı olarak arşivimizde bulunmakta ve bu sayfada yer almaktadır.

Ressam Saip Tuna'nın Atatürk'le ilgili yaptığı bir tablosu, aynı takdiri kazanarak müzeye mal edilmiştir. Cumhuriyet'in 50. yıldönümü dolayısıyla pul olarak basılan bu tablosu Atatürk'ün Ankara'ya ilk gelişini canlandırmaktadır.

ATATÜRK'ÜN KARİKATÜRLERİ

Atatürk'e ait çok sayıda karikatür yoktur. Bunlar arasında seçtiğimiz üçünü sunuyoruz. Bunlar çizgileri ile Atatürk'deki irade, azim ve sebatı simgeler niteliktedir. Bunlardan biri yakın bir dönemin ünlü karikatüristi Ramiz Gökçe'ye, diğeri "Theo"ya aittir ve Fransızca yayınlanan "Les Annales de Turquie" dergisinin 1934 tarihli 11-12 sayısına kapak olmuştur.


Feyhaman Duran, Atatürk, 1934.


Cumhuriyet'in 2. yıldönümünde Ankara Palas'taki baloda çizilen bu resim Atatürk'ün beğenisini kazandı ve baloya katılanlar tarafından imzalandı.


Karpiç Lokantası'nda Saip Tuna tarafından yapılan ve Atatürk'e imzalatılan desen, 1935.


Ramiz Gökçe'nin bir Atatürk çizimi.


Les annales de Turquie Dergisine kapak olan Theo'ya ait Atatürk karikatürü

(c) 2001-2014 Antik A.S.