Antikalar.com - Antik Müzayede, Antika Müzayede, Muzayede, Antika, Antik Muzayede, Anik Muzayede Antik Müzayede, Antika Müzayede, Muzayede, Antika, Antik Muzayede, Anik Muzayede,antika,antikacilar,muzayede

1 Agustos 2010

İletişim

E-mail

Ana SayfaAntik A.S. Müzayedeleri ve KataloglariEtkinliklerAntik A.S. Seminer ProgramiEkspertiz HizmetlerimizSanat Kültür ve Dekorasyon YayinlariMüzeler, Restoratörler, Galeriler ve AntikacilarLinklerantikalar.com Hakkinda

Ayın Konusu :Osmanlı İmparatorluğu' nun Cam Sanayii Yatırımları İçindeki Prestij Ürünleri: Beykoz Camları

ÇEŞMİBÜLBÜL'LER

Çeşmibülbül Şekerlik

Örneğin, 1527 yılında Filippo Sereno adına alınmış bir patent, daha sonraki dönemlerde cam sanatına yapmış hulundugu etkiler bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü bu patent, "filigrana retortoli" (renkli ve beyaz renkli çubukları iki cam arasına yerleştirerek döndürme) olarak alınmıştı.
İşte bu teknik, bugün bizim "Çeşmibülbül" olarak tanımladığımız ürünlerin tekniğinin temel yapısıdır. Bu önemli tekniğin, hemen hemen bütün camcıları bu gibi ürünlere yönelttiği görülmektedir.

Camcılıktaki bu önemli gelişmelerin yanısıra, Venedik yöneticileri, ulaşılan bu teknoloji ve sanat düzeyini, çok yönlü tedbirlerle korumak zorunda kalıyorlardı. Örneğin, Venedik'li camcıların dışarıya bilgi çıkarması kesinlikle yasaklanıyordu. Buna karşılık yabancı camcıların önemli bir para ödeme karşılığında, atölyelerde ve fırınlarda çalışması mümkün olabiliyordu. Ancak, "kristal cam"ın bulunmasından sonra, Murano'lulardan başkasının bu atölyelerde çalışmasının yasaklanmış olduğu da bilinmektedir.

Beykoz işi bir çeşmibülbül tabak. (T.Ş.C.F. Koleksiyonu)

Bir çeşmibülbülün, içinden çıktığı cam potasının alevlerinin önünde duruşu.

1600'lü yıllarda sadece "Murano'lu Ustalar Topluluğu"na dahil kişilerden oluşan "Libro d'oro" (Altın kitap)ta ismi olanların ve onların yakın akrabalarının cam sanatı yapması ve atölye açmasının mümkün olabildiği görülmektedir. Zaten 15. yüzyıl ortalarından başlayarak cam ustalarının başka yerlere göç etmeleri kesin olarak yasaklanmıştı. Venedik hükümeti, cam yapımında ulaştığı çok ileri düzeyi korumak için, haklı olarak her türlü yolu kullanmaktaydı.
16. ve 17. Yüzyılda Murano'lu Ustaların Avrupa'ya yayılması
Murano yönetimlerinin çok sıkı denetimine rağmen, 16. yüzyıl'da Murano'lu camcıların Avrupa ülkelerine yayılmaya başladığı görülmektedir. Bu yeni gelişmenin sonucunda Avrupa'nın pek çok yerinde "Venedik işi" camlar üretilmeye başlanmıştır. Örneğin, Medici ailesinin isteği üzerine cam ustaları Floransa'ya gelmişti.

Böylece Murano'lu camcılar Avusturya, Almanya, Fransa, İsveç, İspanya, Belçika, Hollanda ve İngiltere' ye yayılmaya başladılar.
Murano'lu ustaların Venedik dışına yönelmeleri 17. yüzyılda da süregelmişti. Ayrıca bütün Avrupa'da geniş bir cam pazarı da oluşmaktaydı. Bu değişim ortamı içinde, Venedik camcılık geleneği de, değişik ülkelerden gelen taleplere göre biçim değişiklikleri geçirmeye başlamıştı. Örneğin, o yılların önemli yeniliklerinin ve elmas kullanarak cam kesme tekniğinin ve ürünlerinin yaygınlaşmasıydı. Nitekim, 1626 yılındaki bir belgede, üretimi çok karışık olan ve bu nedenle "macera" (Ventura) kelimesinden gelen "Aventurin" olarak isimlendirilen camların Murano'lu camcıların gizli bir "sırrı" olduğu anlaşılıyor. Hatta bu işin formülü öylesine gizli tutulmştu ki, birkaç defa "kaybolduğu için yeniden keşfedilmesi" gerekmişti.
İşin bir diğer ilginç yönü de, büyük bir titizlikle saklanan camcılık bilgilerinin, 17. yüzyılda ilk kez bir kitap olarak yayımlanmış bulunmasıdır. Kimya konusunda uzman bir din adamı olan Antonino Neri'nin, "L'Arte Vetraria" (Cam Sanatı) kitabı, bu konudaki ilk yayındı ve kendi döneminde bile birçok dile çevrilmişti. Bu kitabın bir başka önemli rolü de, Avrupa'nın her yerine dağılan ve "Venedik işi" camları yapan ustalara karşılık vermesiydi.

18. Yüzyılda Sanayi Devrimi ve Murano Camcılığı Üzerindeki Etkileri
Venedik camcılığı 18. yüzyılda ortaya çıkan "Sanayi devrimi" ile çok büyük bir sorunla karşı karşıya kalmıştır. Dönemin sanayi gelişimlerinin de etkisiyle, Avrupa'nın pek çok yerinde camcılık merkezleri ortaya çıkıp, birbirleriyle rekabet ortamı içine girmişlerdir. Bunun sonucunda, bir yandan yeni camcılık bölgelerinin gelişmesi, diğer yandan da Venedik ürünlerinin geleneksel özelliklerinden "yorulan pazar" nedeniyle, 18. yüzyılda, Murano'da bir krizin başladığı görülmektedir. Çünkü Venedik'li asiller bile, genel modaya uyarak, "kalın ve parlak" olan İngiliz ve Bohemya camlarına ilgi göstermekteydi. Diğer yandan, 18. yüzyıl, Venedik devletinin ekonomik ve yönetim yönünden sıkıntılı yıllarıdır. Nitekim Venedik, 1000 yıllık bağımsızlığından sonra, 797 yılında Fransızların eline geçmişti. 1798'de başlatılan hareketin sonunda Venedik, 1806 yılında Napolyon'un imparatorluğunun bir parçası olmuştu.
Hiç kuşkusuz bu gelişmeler Murano camcılık geleneğini derinden etkilemiştir. Çünkü ithalat ve ihracat ciddi biçimde durgunlaşmıştı. Artık birçok eski cam atölyesinde, sadece koloniler için, boncuk türünde cam üretimi yapılabilmekteydi.


19. Yüzyılda Venedik Camcılığı
Murano camcılığının 19. yüzyılda, "Sanayi devrimi"nin ortaya çıkardığı yeni üretim sistemine ve kurallarına göre kendisini geliştirmeye başlamış ve yeniden canlanmaya başlanır olduğu görülmektedir. Cam ustalarının girişimiyle eski ünlü teknikler yeniden araştırılmaya ve canlandırılmaya başlatılır. 1854 yılında Murano'lu "Toso kardeşler" cam atölyelerini açarlar. Özellikle "Eski Murano" camı koleksiyoncuları da konuyu canlandırmaya başlamıştır. Nitekim aynı yıllarda, Murano'nun eski camları, koleksiyoncuların dikkatini çekmeye başlar. Bu yeni gelişmelerin etkisiyle Murano camcılığı yeniden canlandırılır.
1861 yılında, Venedik ve İtalya Krallığı arasındaki ilişkilerin gelişmesi ve Murano belediye başkanının girişimi ile, adada bir cam müzesi açılır. Bu yeni kuruluş, aynı zamanda camcılar için pratik yönden çok önemli sonuçların alınmasını sağlamıştır.

Bir çeşmibülbül yapımında, cam çubukların ana gövdeye yapıştırılıp, uç kısmından çekilerek uçlarının birleştirilmesi

Çeşmibülbül Vazo

Çünkü bu müze ile, Murano'da "geleneği işleyerek, yeni bir camcı kuşağının yetiştirilmesi" amaçlanmaktaydı. Yukarıda çok kalın çizgilerle anlatıldığı gibi, 19. yüzyılda, Venedik camcılığının teknoloji ve sanat yönünden geçirdiği bu gelişmelerle, yeniden rakipsiz bir duruma geldiği görillmektedir. Nitekim bu dönemin cam eserleri, günümüzdeki cam sanatının en sağlam temellerinden birisini oluşturmuştur. Ancak, ne kadar ilginçtir ki, bu büyük ustalık, Venedik camcılığının, daha sonraki modern gelişmeler uyumunu zorlaştırmış ve yeniden bir krizle karşılaşması ile sonuçlanmıştır.

Venedik Camcılığının Osmanlı İmparatorluğu Cam Sanayiine Etkileri
Yukarıda görüldüğü gibi, Venedik, neredeyse bin yıl boyunca her zaman çok önemli bir camcılık merkezi durumunda bulunmuştur. Üstelik, Venedik camcılığında, camın ham malzemesinin hazırlanmasından başlayan, sonuçtaki üründe biten çok sıkı ilişkiler ve bağlantılar kurulmuş bulunmaktaydı.

Böyle bir düşünce ile sürdürülen geleneğin sonucunda, "elit" bir ustalık elde edilmişti. Üstelik, bütün ürünler "el ile ve sınırlı sayıda" üretilmekteydi. Ancak, sürekli olarak yeni teknikler geliştirilmekte ve bu yenilikler, en usta cam sanatçıları eliyle yeni ve olağanüstü ürünlere dönüştürülmekteydi.
Ama Venedik camcılığının belki de en ilginç yanı, cam formlarının elde edilmesinde hiçbir kalıp kullanılmaması ve daima "orijinal" ürün elde edilmesidir. Herşey "binlerce yılın deneylerini, usta ellerle bir araya getirme" düşüncesine yönelmişti. Nitekim en eski cam tekniklerinden olan ve bizde "çeşmibülbül" olarak isimlendirilen "filigrano", Murano'da bu gün de büyük bir ustalıkla kullanılmaktadır. Bu eski gelenek, birçok şekilde, günün cam sanatının gerektirdiği yeni yorumlarla birlikte, her zaman geliştirilerek uygulanmıştır.

Sonraki Sayfa

(c) 2001-2010 Antik A.S.