Contact Us

Use the form on the right to contact us.

You can edit the text in this area, and change where the contact form on the right submits to, by entering edit mode using the modes on the bottom right. 

           

123 Street Avenue, City Town, 99999

(123) 555-6789

email@address.com

 

You can set your address, phone number, email and site description in the settings tab.
Link to read me page with more information.

Rus Gümüşü Sanatı

Faberge Punch kasesi. Julius Rappoport damgalı. St. Petersburg, 1891 (Özel Koleksiyon).

Faberge Punch kasesi. Julius Rappoport damgalı. St. Petersburg, 1891 (Özel Koleksiyon).

Gümüş, altın, platin gibi değerli madenlerden yapılan takıların, eşyaların kullanılması, geçmiş çağlarda da bir zenginlik, prestij simgesi olmuştur. Bu nedenle insanlar her zaman bunlara ilgi duymuştur. 

Gümüş, altın, bilindiği üzere dünyada en değerli madenler arasında ilk sıraları alır. Bu nedenle çağlar boyu çeşitli amaçlarla kullanılan bu tür değerli madenlerin işlenmesi, ticareti belli mevzuatlara, kurallara uygun yapılmaktadır. 

I- ORGANİZASYON VE YÖNETİM GRUPLARI
Rusya'da gümüş ve kuyumculukla uğraşan sanatçı ve üreticilerin dönem dönem farklı gruplar altında toplandıkları ve yönetildikleri bilinir. 

17.yy Rusya'sında gümüş ve kuyumcu esnafı iki gruba ayrılmıştı. 

Le Rang d'Argent: Moskova ve taşradaki kuyumcular ve gümüşçüler birliğiydi.

Resim 2. Kabartma dekorlu ibrik, 84 zolotniks, Moskova. 

Resim 2. Kabartma dekorlu ibrik, 84 zolotniks, Moskova. 

Çarşılarda, kuyumcular ve gümüşçüler bir sıra halinde dizilmiş ufaklı büyüklü dükkânlarda ticaret yaparlardı. Bunların bir kısmı sadece alım satımla uğraşır, bir kısmı da kendi üretir ve satardı. Bunları kısaca "tüccarlar" ve "sanatçılar" olarak adlandırabiliriz. Her iki grup da Le Rang d'Argent üyeleriydi. Bu organizasyona üye olabilmek, dönemin Çar'ı tarafından hazırlatılmış belgelerin imzalanmasıyla gerçeklenirdi (Porutchnye Zapisi). 

Bu organizasyonun başında iki memur (Starosty) bulunurdu. Bunların görevi gümüş eserlerin ağırlığını, niteliğini denetlemekti. Daha sonraları ise gümüş eserlerin damgalanması işini de üstlenmişlerdir. Damgasız eşya satmak yasaktı. Diğer taraftan her iki memur, taşradaki sergi ve fuarları da ziyaret ederler, burada satılan gümüş, altın eşyaların kontrolünü yaparlardı. 

L'Oruzheinaya Palata: Moskova'daki Kremlin Sarayı'na bağlı atölyelerin, kuyumcuların oluşturduğu bir dernektir. Bu dernek doğrudan Çar'a bağlıydı. Bu organizasyonun başında bir de soylu bir kişi bulunmakta, genel yönetimi o sağlamaktaydı. Örneğin Bogdan Matueievich Khitrovo (1655-1680) yılları arasında bu atölyelerin yönetimini üstlenmişti. Kremlin Sarayı'na bağlı atölyelerde pek çok değerli sanatçının yetiştiği de bilinir. Bu atölyeler Çar ve sülalesine, court (meclis) üyelerine üretim yapmakla sorumluydu. 

Diğer taraftan bu bahsi geçen organizyonun (derneğin) başındaki yönetici kadronun iki önemli görevi vardı. Bunlardan birincisi; bahsi geçen sanat dalında faaliyet gösterenlerin yapacakları ticaret ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak, diğeri ise; Çar'ın özel siparişlerini yapan atölyeleri yönetmek ve denetlemekti. Örneğin, bu atölyelerde kimlerin çalışacağını, ne yapacağını belirlemek gibi.

Resim 3. Sigara tabakaları. Aznavur ve mine işçiliğine güzel bir örnek. Bu eser "eklentili dekorasyon"a da bir örnek teşkil etmektedir. Çünkü gümüş yüzey önce aznavur deseni ile süslenmiş, daha sonra yüzeye mine uygulanmıştır 

Resim 3. Sigara tabakaları. Aznavur ve mine işçiliğine güzel bir örnek. Bu eser "eklentili dekorasyon"a da bir örnek teşkil etmektedir. Çünkü gümüş yüzey önce aznavur deseni ile süslenmiş, daha sonra yüzeye mine uygulanmıştır 

Resim 2. Kabartma dekorlu ibrik, 84 zolotniks, Moskova. 

Resim 2. Kabartma dekorlu ibrik, 84 zolotniks, Moskova. 

Zaman içinde, organizasyonlarda değişimler gözlendi. Şöyle ki, 19 Ocak 1700 tarihinde Çar 1. Pierre'in buyruğu ile tüm mücevher, gümüşçü esnafı ve sanatçıları L'oruzheinaya Palata'ya bağlandı. Moskova ve taşradaki tüm altın ve gümüş eserler, bu dernekte görev yapan "Starostes'ler" tarafından incelenerek damgalanıyordu. 

Rus gümüş sanatı incelenirken, gümüş sanatçılarının pek çoğunun yabancı: Alman, İngiliz, Fransız sanatçılardan oluştuğunu görmekteyiz. Örneğin (1714-1800) yılları arasında Rusya'da 234 Alman, 261 İskandinav, 44 Fransız, bunların yanı sıra İngiliz, İtalyan sanatçıların çalıştığı da bilinmektedir. Buradan çıkarılacak sonuç: Rus gümüş sanatının temelinde yabancı ustaların bilgi, beceri, kültü yatmaktadır. Zaman içinde bu ustaların yanında yetişen Ruslar, ilerideki dönemlerde kendi kültür ve sanat anlayışlarını ortaya koymuşlar ve özellikle 19.yy'dan itibaren bu yönde pek çok güzel, değerli eşyalar üretmişlerdir. 

1714 yılında, St. Petersburg'da iki dernek oluşturulmuştur. Bunların birinde RUS SANATÇILAR, diğerinde YABANCI SANATÇILAR bir araya gelmiştir. Bu derneklerin daha önceki Rang d'Argent'dan farkı, bu her iki dernekte tüccarların bulunmayışıydı. Bu her iki derneğin başında yöneticiler görev yapmaktaydı. Biz bu dernekleri "loncalar" olarak da tanımlayabilmekteyiz. 

19.yy başlarından itibaren loncalar özelliklerini yavaş yavaş yitirmeye başladı. Damgalama işlemlerini de Çar'a bağlı olarak faaliyet gösteren, "Assay Office"ler (damgalama ile görevli firmalar) yapmaya başladı, Bölgelere, şehirlere göre değişik organizasyonların gerçeklenmesiyle bu durum sağlanmış oldu. 

II- RUS GÜMÜŞ SANATINDA KULLANILAN TEMEL SÜSLEME TEKNİKLERİ
A-EKLENTİSİZ SÜSLEMELER: Gümüş eserin yüzeyine, herhangi bir malzemenin (gümüş, taş, mine) eklentisi yapılmaksızın yapılan dekorlara, eklentisiz süslemeler (dekorasyon) denir. 
1- Kalem İşçiliği İle Yapılan Süslemeler: Kalemkârın, elindeki sivri uçlu maden kalemle, gümüşün yüzeyinde yapmış olduğu desenler olarak kısaca tariflenir. Kalem ve çekiç süslemeyi yapmada kullanılan temel iki malzemedir (Resim 1) (Kalem işçiliğine örnek). 

2- Repousse (Kabartma) Süslemeler: Gümüş eserin dış yüzeyinden veya iç yüzeyinden veya her iki yüzeyden özel kalemler ve çekiç kullanılarak yapılan kabartma görünümlü süslemeler olarak özetlenebilir. Örneğin, parça bir vazo ise, bunun içi ziftle doldurulur. Metal kalem ve çekiçle, dış yüzeyden, yapılacak motife uygun kabartma desen eserin yüzeyine işlenir (Resim 2). Eğer parça çukur kâse formunda ise, bu obje içi zift dolu bir leğene benzer kaba oturtulur ve uygun araç gereçler kullanılarak bu defa eserin iç yüzeyinden çalışılır. Yani iç yüzeyden çalışılarak istenilen motif, eserin dış yüzeyine, parçanın iç kısmından işlenmek suretiyle resmedilir. 

Resim 4. Tuzluk. B. örnek 1891 yılında. Moskova'da üretilmiş bir eserdir.

Resim 4. Tuzluk. B. örnek 1891 yılında. Moskova'da üretilmiş bir eserdir.

3-GUILLOCHE (Aznavur): Ülkemizde Aznavur olarak bilinir. Birbirine paralel sinüs dalgalarının oluşturduğu bir süsleme çeşididir. Çok dikkat ve özen isteyen bir çalışma tekniğidir. Güneş aznavur (perdeli aznavur), sade aznavur, noktalı aznavur olarak adlandırılan çeşitleri mevcuttur (Resim 3). 

4- AJUR: Kıl testeresinin kullanılmasıyla, gümüş parçanın kesilerek delikler şeklinde (yaprak, çiçek vb. formlar) süslenmesi olarak tariflenir. Bazı durumlarda bu görünüm döküm tekniğinin kullanılmasıyla da elde edilir. Bu süslemenin birlikte kullanıldığı bir mine süslemesi vardır ki, bu tekniğe fenetre= (Temail plique-a-jour) diyoruz. Mine bölümünde bu daha geniş bir şekilde açıklanacaktır (Resim 4). 

5- BASMA TEKNİĞİ VE PRES: Basma tekniği, bir motifin sert metal yüzeye işlendikten sonra, parçalar halinde bu metal yüzeyin, gümüş plaka üzerine basılması suretiyle yapılan süslemeler olarak açıklanabilir. Örneğin; ikonaların gümüş kenar çerçeveleri çoğunlukla bu tekniğin kullanılmasıyla süslenmiştir. Ayrıca elektriğin keşfi ile pres makineları kullanılmaya başlanmış ve çeşitli gümüş eserlerin bu yöntemle üretimi gerçekleşmiştir. Objenin şekli ve uygulanacak dekor pres kalıbına uygulanır. Astar olarak adlandırdığımız gümüş plaka, kalıbın altına yerleştirilir, kalıp hızla bu yüzeye temas ettirilir. Böylece hem istenilen form, hem de dekor elde edilmiş olur. Kısaca: pres tekniği, basma tekniğinin otomatik hale getirilişidir denebilir. Ondaki fark, basma tekniği ile sadece yüzey dekoru yapılabilmektedir. Halbuki pres tekniğiyle hem dekor, hem objenin şekli aynı anda elde edilebilmektedir (Resim 5).

6- TELKARİ (FİLİGREE): Tel şeklinde çekilmiş gümüş ipliklerin, belli şekillerde dolanıp, birbirlerine gümüş kaynağı yardımıyla sabitlenmesi suretiyle üretilen objelerdir (Resim 6). 

7- DÖKÜM TEKNİĞİ İLE YAPILAN SÜSLEMELER: Bazı eserlerde kullanılan eklentiler (örneğin: kulp, tutamaç, bazı figürler vb. bölümler) döküm tekniğinin kullanımı ile gerçeklenir. Bu yüzyıllar boyu kullanılan bir metotdur (Resim 7). (Geniş bilgi için bakınız Antik&Dekor Sayı 33. Sayfa 70). 

B- EKLENTİLİ SÜSLEMELER: Gümüş eser üzerine, gümüş, altın, mine, yarı değerli taş ve benzeri malzemelerin kullanılmasıyla yapılan süslemelerdir. 

1- TELKARİ (FİLİGREE)
Tel şeklinde çekilmiş gümüş iplikleri, gümüş eserin yüzeyine çeşitli şekillerde dolamak ve sabitlemek suretiyle elde edilen bir süslemedir. 

2- SAVAT (NIELLO)
Gümüş objenin gövdesi üzerine özel kalemlerle açılmış oyuklar içerisine (gümüş+kurşun+bakır+sülfür) alaşımının eritilip doldurulması ile elde edilen bir dekordur. Resimde görüldüğü gibi bu siyah görünümlü süslemenin Rus ve Ermeni ustalar tarafından çok başarılı bir şekilde eserlere uygulandığı bilinir. Eski çağlardan beri kullanılan bir süsleme sanatıdır (Resim 8). 

3- MİNE
Mine malzemesinin temeli cam'dır. (Silisyum dioksit+Pudra halinde potas+Bağlayıcı yağ maddesi+Metal oksit). Metal oksitler karışıma renk verir. 

Resim 7. Faberge damgalı havyarlık (19.yy) Tabak çevresindeki süslemeler döküm tekniğiyle üretilmiştir. (Ancien mağazası koleksiyonu) 

Resim 7. Faberge damgalı havyarlık (19.yy) Tabak çevresindeki süslemeler döküm tekniğiyle üretilmiştir. (Ancien mağazası koleksiyonu) 

Rus gümüşü eserlerde temel olarak 3 çeşit mine tekniği kullanılmak suretiyle eserlerin süslemeleri yapılmıştır. 

*GLOISONNE FILIGRANE
Gümüş eserin yüzeyine yapılması istenilen desen iplik haline getirilmiş gümüş malzeme ile bölümler halinde işlenir. Diğer bir deyişle kompartmanlar (boşluklar) oluşturulur. Bu oluşturulan boşluklara mine malzemeleri doldurulur. Bu işlem tamamlandıktan sonra eser (yaklaşık 750C) fırınlanır ve daha sonra soğumaya bırakılır. Bu son olarak da minelerin parlatılma işlemi yapılarak işlem tamamlanır. Bu tekniğin en yaygın olarak kullanıldığı dönem 19.yy. ve 20.yy başıdır. Rus gümüş sanatında 16.yy'dan itibaren bu tekniğin kullanıldı da bilinir (Resim 9 - Resim 10). 

*CHAMPLEVE
Gümüş metal yüzey, savat tekniğindekine benzer şekilde, oyulur ve çukurlar oluşturulur. Bu çukurlar tabiatıyla süslemenin şekline uygun yapılır. Boşluklar, daha sonra mine malzemesi ile doldurulur. Eser (yaklaşık 750 C) fırınlanır, soğutulur ve cilalama, parlatma işlemine tabi tutulur. Zor bir tekniktir. Rus gümüşü eserlere bu teknik, üstün becerili sanatçılar tarafından uygulanmıştır (Resim 11 - Resim 12). 
 

Resim 5. Basma tekniğinin kullanımı ile üretilmiş gümüş ikona çerçevesi (17.yy) 

Resim 5. Basma tekniğinin kullanımı ile üretilmiş gümüş ikona çerçevesi (17.yy) 

*PLİQUE-A-JOUR=(FENETRE)
Çok zor ve estetik bir görünümü olan bu mine süsleme tekniği, Rus sanatçıları tarafından üstün başarı ile eserlere uygulanmıştır. Bunun vitray görünümlü olması bize bu tekniğin anlaşılmasında yarar sağlayacaktır (Resim 13). Basitçe Vitray; kurşun çerçevelerden oluşturulmuş boşlukların renkli camlarla kaplanması ile elde edilen bir süsleme şeklidir. Burada ise gümüş çerçevelerin oluşturduğu boşluklar mine malzemesi ile doldurulur. Minenin hareketini önlemek amacı ile iç yüzeye metal plakalar destek olarak konur. Eser bu şekilde (yaklaşık 750 C) fırınlanır (ısıtılır). Mine malzemesi camsı hale dönüşür. Soğuma işlemi tamamlandıktan sonra destek amacı ile konmuş metal plakalar alınır. Parlatma işlemi yapılır. Çok nadir olarak karşımıza çıkan bu tip eserler gerçekten Rus gümüş sanatının 'Master piece'leri arasında yer almıştır. Son olarak mineli dekorlara eklenmesi gereken diğer bir çalışma şekli de, renkli mine yüzeylerine fırça ile yapılan boyamalardır. Bu da çok dikkat, özen gerektiren bir uygulamadır. Rus gümüş sanatı süslemesinin en önemli bölümünü teşkil eder (Resim 14).

Resim 6. Telkari tekniğiyle üretilmiş üç adet kutu (19.yy) 

Resim 6. Telkari tekniğiyle üretilmiş üç adet kutu (19.yy) 

 

 

 

 

 

Resim 8. Tütün tabakası (19.yy) Moskova yapımı, 84 zolotniks, A.A. 1894 assay Office damgalı, üreten sanatçı damgası (Ari İstanbulluoğlu koleksiyonu) 

Resim 8. Tütün tabakası (19.yy) Moskova yapımı, 84 zolotniks, A.A. 1894 assay Office damgalı, üreten sanatçı damgası (Ari İstanbulluoğlu koleksiyonu) 

 

 

 

 

 

 

 

 

Resim 9. Kristal gövdeli, mineli karaf ve tütün tabakası. Moskova yapımı. (19.yy) (Ari İstanbulluoğlu koleksiyonu)

Resim 9. Kristal gövdeli, mineli karaf ve tütün tabakası. Moskova yapımı. (19.yy) (Ari İstanbulluoğlu koleksiyonu)