Contact Us

Use the form on the right to contact us.

You can edit the text in this area, and change where the contact form on the right submits to, by entering edit mode using the modes on the bottom right. 

           

123 Street Avenue, City Town, 99999

(123) 555-6789

email@address.com

 

You can set your address, phone number, email and site description in the settings tab.
Link to read me page with more information.

Mavi Beyazlar

Kapağında Çin Arslanı figürü bulunan mavi-beyaz vazonun ön ve arkadan görünüşleri

Kapağında Çin Arslanı figürü
bulunan mavi-beyaz vazonun
ön ve arkadan görünüşleri

orselen sözcüğünün ardına bir çok ülke adı sıralansaydı, porselenin çağrışım yaptığı tek ülke kuşkusuz Çin olurdu. Çinliler seramik sanatında olduğu gibi, tüm diğer sanat ve tekniklerin de doruklarına bir dinsel etkiyle, yani Budizm ile ulaşmışlardır.Buda'nın inançlarının arasında "maddeye yüz çevirmeden ruha ulaşmak" teması önemli yer alır. Onun sanata bakış açısı, bir işe yararlı olmak felsefesine dayanmaktaydı. Aslında "Nirvana"ya giden yol bilgiden geçmekteydi. Nirvana; kutsal ışık, temiz yürek kadar, bilgili ve becerikli kafanın ulaşabileceği bir realiteydi. Çinliler, Buda'nın "ruhun ölümsüzlüğü" felesefesine o kadar inanmışlardı ki, bunu ürettikleri malzemelere de aynen uygulamak istediler. Ağaç yerine taşı, bronz yerine seramiği, seramik çömleğin yerine de porseleni kullanmak için çaba sarfettiler. Çinlilerin amacı, maneviyatın üç babası sayılan Konfiçyus, Laotse ve Buda'dan güç alarak her malzemenin en iyisini üretmekti. Çin toplumunda kaliteli olsun, kalitesiz olsun seramikten yapılmış tüm eşyalara karşı bir saygı duyuluyordu. Bu saygı, Çinlilerin seramiğin kalitesini geliştirmek, onları gelecek kuşaklara kalabilecek teknik özelliklerle donatmak konusunda hep aktif tutuyordu. Porselenin dünyada ilk kez Çin'de bulunması bu nedenle bir tesadüf değildir.

Buda tanrıçalarından lütuf ve merhamet tanrıçası "Kuan-yin"in 21.5 cm. yüksekliğindeki porselen biblosu

Buda tanrıçalarından
lütuf ve merhamet tanrıçası "Kuan-yin"in
21.5 cm. yüksekliğindeki porselen
biblosu

"Dört Gerçek Sanat"ın Parlak Dönemi ve Gerçek Porselenlerin Üretilmesi

Çinli seramikçilerin gözeneksiz ve beyaz pişen porselene erişme çabaları, giderek artan bir başarı ile devam etti. Tanımlamalara ve teknik - estetik bütünlüğüne uygun ilk gerçek porselenlerT'ang Sülalesi (618-960) devrinde üretildiler. Yaklaşık 300 yıl süren bu devir aynı zamanda Çin'de dört serbest sanatın "müzik, dama oynama, şiir yazma, resim yapma" en parlak dönemiydi. Sanatı etkileyen ve yönlendiren Hanlin Akademisibu dönemde kuruldu. Fırça darbeleri ile resim yapma sanatı başladı Shensi eyaletindeki Ch'angan kenti parlak bir metropol haline gelerek batının diğer parlak kentlerini gölgede bıraktı. 

T'ang porselenleri Çin'in 17 kentinde üretilmeye başladı. 960 yılında Sung Sülalesi devrinin başlaması ile birlikte, resim sanatında fırça darbesi tekniği dahiyane-sezgisel bir anlatıma dönüştü. Bunda devletçe uygulanan Konfiçyus felsefesini yaygınlaştırma çalışmalarının büyük etkisi vardır. . Tz'uchou porselenleri, başta imparatorluk sarayı olmak üzere giderek artan ihtiyaçlara karşılık vermeye başladılar. Ching-tê Chênkentinde üretilen incecik porselenlerin üzerinlerini kaplayan hafifmavi-yeşil sır (ch' ing-pai), "gölgeli mavi" (ying-ch'ing)adlı ünlü rengi oluşturuyordu. Kuzey Sung Sülalesi (960-1126) devrinde başkent olan K'ai-fêng'de üretilen Ting porselenleri (Ting yao) kural olarak fildişi renkliydiler.Chünchou'da üretilen ve Chün porselenleri olarak adlandırılan Chün yao'ların ise karakteristik özelliği, opak (örtücü) sırla sırlanmalarıydı.

Gülabdan 18.yy.

Gülabdan
18.yy.

Moğol İstilası Sırasında, Porselen Sanatından Doğan, Dev Bir Ekol "Mavi-Beyaz" 

Kubilay 1279 yılında tüm Çin'e egemen olarak, Çin'de 150 yıllık Güney Sung Sülalesinin ömrüne son verdi ve Çin İmparatoru oldu. Kurduğu hanedanlığa Yüanadını veren Kubilay, Budizmi benimsemekle birlikte, diğer dinlerede hoşgörüyle yaklaştı. Moğolca'yı resmi devlet dili yaptı ve değerli eserleri Çin dilinden Moğolca'ya çevirtti. Sung devri ile birlikte olgunluğunun zirvesini zorlayan Çin porselen sanatı ve tekniği, Moğol istilası sırasında içine kapanık olarak gelişmeye çalıştı fakat daha sonraları Moğol hükümdarlarının güçlü takviyeleri ile ortaya yeni bir porselen ekolu çıktı. Bu ekol, sıraltı kobalt mavisi ile dekorlanan "mavi-beyaz" (bleu-blanc) porselen ekoluydu.

Mavi-Beyaz emzikli kap-Gümüşlü Ming Hanedanlığı-Wanli Dönemi (1573-1619)

Mavi-Beyaz emzikli kap-Gümüşlü
Ming Hanedanlığı-Wanli Dönemi (1573-1619)

Çin'de bu yeni tarz porselenin nasıl olup da gelişip, çabucak yükseldiği konusunda bazı düşünceler vardır. İstilacılara karşı tavır koyan sanatçılar; iç göçü protesto etmek amacıyla, tüm renklerden arınmış, bembeyaz porselen zemin üzerine yalnızca tek bir renk ile, "mavi"ile dekor yapmayı yeğlediler. Tüm yakındoğu'da olduğu gibi, Uzakdoğu'da da mavi rengin nazara ve büyüye karşı koruyucu gücüne ve güvencesine inanılıyordu. Çinli sanatçılar, saraya karşı kendilerini kanıtlamak için, porseleni içinde bulundukları koşullarda dekorlamada, mavi rengi özellikle seçmiş olmalıydılar. Çin'de sıraltı kobalt dekoru yöntemi ile üretilen mavi-beyaz porselen tekniği, geçmişten de güç alarak, sanatın zirvesine hem biçim, hem de dekor olarak çok çabuk erişti. 

Avrupa Sarayları İçin "Monumental" MAVİ-BEYAZ Porselenler

Mavi-Beyaz Porselenlerin, en parlak devirlerini yaşadığı, erkenMing devri ve Moğolların hüküm sürdüğü devirlerde, yalnızca Çin'de değil Japonya ve Avrupa'da da resim sanatında yükseliş yaşanmaktaydı. İtalya'da Leonardo, Mikelanj ve Rafael'in,Almanya'da Holbein ve Dürer'in devirleriydi. Tüm dünyada büyük saray inşaatlarının başlamasıyla, porselenin biçim, dekor ve işlevsellik özellikleri değişmiş, elle tutularak hissedilebilir objeler olmaktan çıkıp, çevresiyle uyum sağlamak ve büyük mekanlarda kendilerini gösterebilmek için iri boyutlu objelere dönüşmüşlerdir.

Büyük boyutlu porselenlerin dekorlanmasında değişiklikler oldu ve dekorlanmada rasyonelliğe gidildi. Dekor başlangıçta, önceden çizilen konturların özenle boyanması şeklinde yapıldı, sonradan tam bir ekip çalışmasına dönüştürüldü. Her dekorcu uzman olduğu bir detayı boyuyordu. 100-110 cm. yüksekliğindeki vazolar hemen tamamen kobalt mavisi sıraltı tekniği ile dekorlanıyordu. Bu büyük vazoların kesitleri çömlekçi tornasında ayrı ayrı şekillendiriliyor, sonradan büyük bir özenle birleştiriliyor, kururken ve pişerken deforme olmaması için önlemler alınıyordu. Batı'nın sanatsal gelişmelerine de konsantre olan sanatçılar, salt Çin karakteri olan porselenlerin yanı sıra, doğrudan Avrupa'nın isteğine göre de üretimler yaptılar. Örneğin, dolap ve şömine garnitürleri, 5 vazodan oluşan setler, şişe soğutucuları, çiçeklikler gibi. 

Çinliler, porselenden ölçülemeyecek kadar çok gelir sağladılar. Bu pahalı merak soylu ve zenginler arasında giderek tutkuya dönüştü ve saraylar, şatolar muhteşem porselenlerle süslenmeye, bezenmeye başlandı. Avrupa'da olduğu gibi porselen Osmanlı İmparatorluğu'ndada büyük ilgi gördü. Avrupalıların çok yüksek maliyetlerle Çin'den porselen getirtebilmeleri yüzünden Avrupa'da porselene "Beyaz Altın" gözüyle bakıldı. Günümüzde de bu nadir sanat eserlerine koleksiyonerler yoğun talep gösteriyor. Yurtiçi ve yurtdışı müzayedelerinde en gözde yerlerini koruyan "mavi-beyazlar" astronomik fiyatlarla alıcılar buluyor.