Contact Us

Use the form on the right to contact us.

You can edit the text in this area, and change where the contact form on the right submits to, by entering edit mode using the modes on the bottom right. 

           

123 Street Avenue, City Town, 99999

(123) 555-6789

email@address.com

 

You can set your address, phone number, email and site description in the settings tab.
Link to read me page with more information.

Doğançay Müzesi ziyarete açıldı.

Bugünlerde İstanbul yepyeni bir müzeye kavuştu. Burhan Doğançay sessiz sedasız kendi imkanlarını kullanarak ve birkaç sanatsever dostunun katkılarıyla Taksim'de bir binayı yeniden düzenleyerek kendisinin ve babasının tablolarının sergilendiği bir müze haline getirdi. Işıklandırma, ısı, nem ve güvenlik tesisatlarının özenle yapıldığı ve tabloların rahatça sergilenebildiği mekanların bulunduğu bina şimdi görev alabilecek gönüllü çalışanlarını bekliyor. 

Şimdiden özellikle yabancı sanat meraklıların ilgi gösterdiği ve açılışını sabırsızlıkla beklediği müze randevu ile gezilebilecek. Sürekli olarak Burhan Doğançay'ın ve babası ressam Adil Doğançay'ın yapıtlarının sergileneceği müzede altı aylık dönemlerle tablolar yenilenecek. 

Türkiye'nin kendisini yurt dışında daha çok Osmanlı dönemi sanat yapıtlarıyla tanıttığını söyleyen Burhan Doğançay, yakın dostu Ali Bozer dış işleri bakanıyken bir sergi açılışında Fransa başbakanının kendisine: Siz Avrupa birliğine girmek istiyorsunuz ama bugüne kadar bütün sergilerinizde 16. yüzyıldan kalma yapıtlarınızı gösteriyorsunuz. Günümüze ait sanat yapıtlarınız, çağdaş sanatçılarınız yok mu? demiş.

Doğançay müzesini de bu düşünce çerçevesinde gerçekleştirmeyi amaçlamış. Sanat yaşamı boyunca Türkiye'yi dünyada temsil etmek için çaba harcamış olan sanatçımız Türkiye'nin imajının geliştirmek için sanatın en etkin yollardan biri olduğuna inanıyor.

"Ben Türklerden de ressam çıkabileceğini ve New York gibi bir jungle ortamında ismini duyurabileceğini ispatlamak için zamanında çok fedakarlık yaptım. Bunları kimse duymadı tabi ama bugün herkes başarımı alkışlıyor, ben de mutlu oluyorum." 

Türkiye'nin kendini, sanatını ve sanatçısını yabancı ülkelere tanıtarak ileriye taşıyabileceğini vurgulayan Doğançay "ben kendimce üzerime düşenleri yapmaya çalışıyorum. Müzeyi tamamladım şimdi burada çalışacak, burayı canlı tutacak gönüllülere ihtiyacım var" diyerek çağrıda bulunuyor. Doğançay Müzesi'nde çalışacak gönüllülerin bu müzeyi ayakta tutacak finansmanı da sağlayacak faaliyetler yapabileceğini belirten sanatçı bu şekilde devlete yük olmadan sanata sahip çıkılabileceğini savunuyor.

Özellikle çocuklara yönelmek gerektiğini söylenen sanatçı ne yazık ki Türkiye'de daha ömründe hiç resim görmemiş binlerce çocuk olduğunu üzülerek öğrendiğini belirtiyor. "Sanat dostu Oya Eczacıbaşı benim tablolarımı bir TIR kamyonunu sergi mekanı olarak düzenlemek suretiyle Anadolu'da dolaştırdı. İlköğretim düzeyindeki öğrenciler tarafından ziyaret edilen sergi büyük ilgi gördü. Bu TIR İstanbul'da Ümraniye semtine geldiğinde ben de gittim. Sıraya girmiş 2000 çocuk. TIR'a bir taraftan giriyorlar ama bir türlü çıkmak istemiyorlar. Orada gördüm ki birçoğu resim ile ilk defa karşılaşıyor. Bir tanesi bana bu nedir diye sordu. Ben suluboya deyince. Hiçbir şey anlamadığını fark ettim. Bu çocukları kazanmak gerek." 

Çocukları ve onların sanat eğitimini önemseyen Burhan Doğançay, 15 Aralık 2003 tarihinde Türkiye İş Bankası himayesinde açılacak ve hiç görülmemiş yapıtlarının sergileneceği " New York'un Mavi Duvarları" sergisinin tüm gelirini Eğitim Gönüllüleri Vakfına bağışlıyor. "Bu sergi öncesinde Türkiye'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan sanat dostlarına mektuplarla duyuru yapılacak.

Still Life, 38 x 46 Suluboya, 1963

Still Life, 38 x 46
Suluboya, 1963

Her satışın vakfa gelir olacağı belirtilecek. Bu sayede yüksek bir meblağ elde edilebileceğini umuyorum," diyen sanatçı Eğitim Gönüllüleri Vakfının çalışmalarına destek olmaktan mutluluk duyduğunu belirtiyor.

Doğançay müzesini de bu düşünce çerçevesinde gerçekleştirmeyi amaçlamış. Sanat yaşamı boyunca Türkiye'yi dünyada temsil etmek için çaba harcamış olan sanatçımız Türkiye'nin imajının geliştirmek için sanatın en etkin yollardan biri olduğuna inanıyor.